Burdasınız
Anasayfa > SAĞLIK > MEME KANSERİNDEN KORUNMAK

MEME KANSERİNDEN KORUNMAK

Meme Kanserinden Korunmak

Hayatta her şeyin başının sağlık olduğu tartışmasız bir gerçektir. Bu sebeple kadın, erkek fark etmeksizin sahip olunan en değerli şeyin sağlıklı bir vücut olduğunun bilinmesi gereklidir. Yaygın bir hastalık haline gelen, cinsiyet, yaş ayırt etmeksizin risk altında bulunulan bir hastalık olarak karşımıza kanser çıkıyor. Vücudun farklı bölgelerinde farklı tiplerde baş gösterebilen kanserin tanı ve tedavi süreci de hastaya göre farklılık gösteriyor.

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Kadınlarda en sık görülen kanser tipi meme kanseri. Her 8 kadından biri meme kanseri riski taşıyor; en sık görülen yaş aralığı ise 40-70 yaş aralığıdır. Her kanser tipinde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanı ve tedavi son derece önemlidir. Kadınlar erken teşhis için öncelikle her ay olmak üzere kendi kendini kontrol etmelidir. 20 yaşın üzerindeki her kadın, her ay kendisine elle muayene yapmalıdır. Ayna karşısında yapılan bu muayenede önce ayakta daha sonra yatar pozisyonda sağ ve sol meme ayrı ayrı meme başından koltuk altına doğru olacak şekilde kontrol edilmelidir. Şişlik, kızarıklık, meme uçlarında çekilme, portakal kabuğu görüntüsü gibi belirtiler varsa, bir önceki kontrole göre memelerin boyutunun birbirinden farklılaştığı gözlemlenirse vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Her şişlik zararlı bir kitle olmayacağı gibi, şüpheli durumlarda doktor muayenesinden geçmekte fayda vardır. Tespit edilen kitlenin kötü huylu olup olmadığı mamografi çektirilerek, ultrasonla bakılarak ya da biyopsi ile parça alınıp patolojik sonuç elde edilerek netlik kazanabilir. Üstelik kanserli kitlelerin %80’inin tespitinin elle muayene sonucunda ortaya çıktığı biliniyor.

40 yaş ve üzerinde ise elle kontrol dışında, özellikle risk grubunda olunduğu için her yıl mamografi çektirerek uzman kontrolünde kesin sonuçlar almak gerekmektedir. Bunun dışında bir diğer yöntem de klinik meme muayenesidir. Mamografiden daha detaylı olarak yapılır ve mamografide az da olsa var olan yanılma payını ortadan kaldırır. 40 yaş ve üzeri grup, her yıl klinik meme muayenesinden geçmelidir. 40 yaş altındaki grubun uzman eşliğindeki bu muayeneleri yaptırma sıklığı ise, kişinin genetik yatkınlığına, özetle aile faktörüne göre değişmekle birlikte,1-3 yıl aralığında klinik meme muayenesi bu gruptaki kişilerce yaptırılmalıdır.

Meme kanserini önlemek maalesef mümkün değildir. Ancak düzenli beslenmek ve spor yapmak, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak riski azaltabilir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

Erkekler de kadınlar gibi meme kanserine yakalanabilir ancak 1/8’lik oran erkekler için çok daha düşüktür. Genetik yatkınlık incelenirken anne ve anne tarafındaki akrabalar kadar baba ve babanın akrabalarındaki kansere yakalanma oranı da önem taşır. Zayıf ya da daha kilolu olsun, kadınların meme kanserine yakalanma riskini kilo ölçütü belirlemez. Ayrıca estetik operasyonla memesinde implant olanların meme kanseri riski diğerlerine göre daha fazla değildir. Deodorantlarda bulunan paraben sebebiyle kanserli hücrelerin arttığı konusunda ise yapılan araştırmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Sağlık Bakanlığı, Türk Kanser Derneği, Türkiye Meme Vakfı ve birçok dernek işbirliği içinde titiz çalışmalar yürütüyor ve halkı bilinçlendiriyor. 1-31 Ekim tarihleri arasında “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kutlanıyor. Meme kanserine dikkat çekmek için bu ayda birçok organizasyon düzenleniyor ve katılımcılar sembolik olarak pembe kurdele takıyor. Kadınların muayenelerini aksatmamasına ve erken teşhisin önemine dikkat çekiliyor. İstatistiklere göre erken teşhis edilen meme kanseri vakalarının %96’sı iyileşebiliyor. Oranlara bakıldığında düzenli kontrolün önemi ve erken teşhis ve tedavinin umut vericiliği ortada.

Sosyal Medyada Paylaş

Bir Cevap Yazın

Top